15 Nisan 2016 Cuma

4 BLOGGER 1 KİTAP / ADIN ADIN YALNIZLIK - SELİM AKGÜN

Herkese Merhaba,
Etkinliğimizin bugün ki sahibi "Trend Yayın Evi"nden gelen; Selim Akgül'ün kaleminden " Adın Adın Yalnızlık" isimli kitabı. Kitaplığımda okunmamış son iki kitabımın kalması ve eve gelen paketten iki kitap çıkması beni çok mutlu etti. Herkesin kitap seçerken dikkat ettiği yerler vardır. Benim için de bir kitabın albenisi "Adı"nda gizli. "Adın Adın Yalnızlık" bir kitaba yakışacak en güzel isimlerden biri bence :)




Bir kitabı bir günde bitiren biri olarak,  kitabın sürükleyici olması çok önemli benim için. İlk sayfalar sıkıcıysa o kitabın sonu etkinleyici bitebiliyor. Bu sebeple asla ilk sayfalara ön yargım yoktur. 
Bu kitapta da yaşadığım sıkıntı yarısına kadar kendimi bulamayışım. Çünkü, farklı ifadelerle aynı duygunun sayfalarca yansıtılması bir ara beni sıktı. Bu benim tamamen duygularımla alakalı çünkü kitabın konusu "bana göre" aşk acısının satırlara yansıması.. O bütün hisleri, satır satır cümlelerle kağıda dökmek; yazarın başarısının yanında "aynı duyguları yaşayanları" derinden etkileyecek bir kitap.
Sanırım ben, o duyguları ya hiç yaşamadım ya da yıllar olmuş. O yüzden benim için bütün o duygular çok uzaktı ne yalan söyleyim. 
Bu arada öyle cümleler var ki aklıma ilk gelen "Bunlardan ne tweet olur, ne de güzel facebook duvar yazısı olur diye düşündüm" :P


Kitabın yarısından sonra ayrılık sonrası yaşananlar başroldeki ikinci kişiye dönüyor ve işte heyecan o zaman başlıyor.
Aşkın en kötü halindeyseniz bu kitapta kendinizi bulacağınıza eminim. Kitap elinizde ve başlamak üzereyseniz okumaya "Kendinizle ve duygularınızla yüzleşmeye" hazır olun.

Bize kitapları gönderen Trend Yayınevi'ne ve emeğinden dolayı yazarımız Selim Akgün'e teşekkürlerimi sunarım.

Kitap hakkında etkinliğimizdeki değerli blogger arkadaşlarımın yorumlarını okumak istiyorsanız;

İlke'nin Blogu için Buraya,
 Mehtap'ın Blogu için Buraya,
İlken'in Blogu için Buraya
Özlem'in Blogu için Buraya tıklamayı unutmayın 

 İnstagram için Burayı (@misspoine) Twitter  için Burayı (@misspoine1) tıklayınız.

12 Nisan 2016 Salı

BURUN ESTETİĞİ ve AMELİYAT ÖNCESİ / SONRASI YAŞANANLAR

Herkese Merhabalar,
Burun ameliyatımı olmaya karar verdiğim zaman internette "Burun Ameliyatı" ile ilgili değişimlere ve tecrübeler çok az rastladım. Bende burun ameliyatımı kaleme almak istedim.
Bi kaç yerde paylaşır paylaşmaz insanlar beni Facebook'tan bile bulup mesaj atmaya başladılar. Aslında bu yazıyı daha önce yazmaktı niyetim ama kısmet bugüneymiş.
Ameliyat olacağımı duyanlar "Ay burnunda ne var?" diyerek geldiğinde aduket yapasım geliyordu. Dışardan bir sıkıntısı olmayabilir ancak "Burnum kırık çocukken cama girdim ve kemiğim büyüyor" diye açıklama yapmama rağmen hâlâ "Bence yaptırma ben olsam yaptıramam" diye burun kıvıranlar oluyordu. 
Ben bir şey için karar vereceğim ve hayatında böyle bir tecrübesi olmayanlar müdehale edip beni kararımdan vazgeçirecek öyle mi? Yok öyle.
Bu sebeple gerek sağlık açısından gerek sadece estetik operasyon açısından kendinizi iyi hissetmiyorsanız burun ameliyatınızı yaptırın. Çevremde iki arkadaşım benden cesaretle ameliyat oldu. Korkunun ecele faydası yok :)
Karar aşamasının en önemli noktası iyi bir plastik cerrah ve kulak burun boğaz hekimi. Bana söylenen KBB doktorlarının açık ameliyata yanaştığı, plastik cerrahların kapalı ameliyat yaptığıydı. KBB doktorlarının kıkırdağı incelttiği ancak plastik cerrahların daha az zarar verdiğini öğrendim. Doğru ya da yanlış benim seçimim plastik cerrahtan yana oldu.
İlk muayene ve ameliyat için tarih almaya gittim. 6 Ağustos ameliyat günüm 30 Ağustos düğün günümdü. Çoğu kişi "Düğüne elin yüzün mor gideceksin dedi" Gerçekten insanın canı sıkılıyor. Boş konuşan çok fazla insan var; ağzının ortasına yediresiniz geliyor. Düğün günümde ödemlerim inmişti hatta burnum sanki daha minnakmış o zamanlar :) 


 (İşte düğünümde minnak burun)

Ben özel bir hastanede plastik cerraha ameliyat oldum. Her şey çok güzeldi ve bir an önce bu işi bitirmeliydim.  Güle oynaya ameliyata girdim. Sonrası malum. Yarım saat narkozdan uyanmamışım. Uyandığım an kabus yaşadım. Hayatımda hiç ağzımdan nefes almak zorunda kalmamıştım. Burnumdan nefes alamamak ağzımdan aldığım nefes yetmiyordu bana. Bir de narkozdan yarı uyanık halde olmam kabustu. "Burnumu geri verin bana bu burnu istemiyorum alın bunu" derken iyi ki kolumu son anda tutmuşlar çünkü burnumu bildiğiniz yerinden koparacakmışım. Tabi ben bunların bir kısmını hatırlıyorum. Buhar vs. verdiler. Narkozdan uyanıp gözümü açmam 1 saati aldı. 15 dakika arayla 8 dakika boyunca buz komplexi yapılmış. Biraz hatırlıyorum bu kısmını.

En güzel kısmı 15 saatten fazla aç kalmanın üzerine halamın içirdiği o mükemmel hastahane çorbası. İnanır mısınız gözüm kapalıydı ne içtiğimi bilmiyorum ama tadı hala damağımda :D
Bu arada ben 12 saat yemek yemeden ameliyata girdim. Hiç bir şekilde ameliyat sonrası kusma mide bulantısı yaşamadım. Hangi ameliyata girerseniz girin 12 saat aç gidin. 

Ben kapalı ameliyat oldum. Ağrı kesici aldığım için hafif sızı dışında hiç ağrım olmadı.  Yani burnumun ucundan kesip yukarı kaldırmadılar. Burnumun içindeki kıkırdaktan girip işlem sonrası kendi kendine eriyen dikiş atılmış.  Ertesi sabah doktorum plastik tamponları çıkarmadan  "yaşacağın en büyük acı bu olcak" demişti. Hakikaten öylemiş. Saniyelikte olsa gözümden yaş geldi ama hemen geçti. İnternette "canım çok yandı" yazanlardan dolayı boşuna panik olmuşum. Bazılarının tamponları 3 gün kalıyor ama benim ertesi gün alındı. Ameliyattan çıktıktan bi kaç saat sonra doktorum yanıma gelip " Burnunun ucu o kadar güzeldi ki ellemeye kıyamadım" dedi. İyi ki kıymamış çünkü yüz ifadem çok şükür aynı ve çok doğal. Söylemesem kimse anlamıyor. 
Ameliyatımın ertesi akşamına taburcu oldum. İşte ödemler o zaman kendini göstermeye başladı. Ağustos sıcağında sürekli klima altında olsam da çok az güneş almam tetikledi; gözlerimin altı sarardı ve dudaklarıma kadar çok az şişlik oldu. 6. günümde  indi ve kesinlikle rahatsızlık vermedi. 8 Gün sonra alçım çıkarıldı. En heyecanlı en bomba an! İlk tepkim "Burnum küçücük olmuş!




(Maalesef telefonumun yedeklemesini kapattığım için ameliyat fotoğraflarım yeni gelen telefonuma kayıtlı değildi eskiye ait profilden fotoğraf bulamadım ve ameliyatımı gün gün fotograflamıştım ancak onlarda silinmiş. Elimdeki fotoğraflarda  üst sıradakiler burnumun eski hali sol alttaki  4. günüydü hatırladığım ve son fotoğraf  yeni yani ameliyattan 8 ay sonrasına ait)

Burnumla ilgili şuan tek sıkıntım sorunlu bölgemin ameliyattan sonra sık sık kapanıyor olması. Doktor kontrollerime de gitmediğim için yeni bir müdahale gerekir miydi bilmiyorum. Plastik cerrahım Mersin'in en iyi cerrahlarından bu sebeple ismini vermek istemiyorum. Her şey mükemmel ama sağ tarafımdan nefes almada sıkıntı yaşıyorum bazı geceler. Halam da yıllar önce burun ameliyatı olmuştu o da aynı sıkıntıyı yaşadığını söylüyor. Genel bir problem sanırım bir çok kişi aynı sorundan müzdarip. Bir arkadaşımın ameliyatına hem plastik cerrah hem kulak burun boğaz doktoru girdi. Bence doğrusu bu. 
Bütün bu anlattıklarımın olumsuz yansımasına istemem ameliyat olmak isteyen okuyucularıma. Bütçeniz ameliyata uygunsa bence kararınızda net olun ve bu sıkıntıdan kurtulun.
Genel olarak ameliyat ücretleri 3bin-8 bin arasında değişiyor. Bence normali 3-5 bin civarı.

Konuyla alakalı sormak istediğiniz her şeye kendi yaşadıklarımdan pay biçerek cevap vermeye çalışacağım ama unutmayın herkesin ameliyat sonrası yaşadıkları farklı olabilir. Mesela narkoz sonrası nefes alamayıp boğularak öleceğimi sandığım o anı yaşayan birine henüz tanık olmadım :)) 

Sorularınızdan önce sizden ricam önce yazıyı okuyun sonra yazıda bulamadığınız cevapları yorum kısmına sorun en kısa sürede cevaplayacağım.
Sevgiler !

İnstagram için Burayı (@misspoine) Twitter  için Burayı (@misspoine1) tıklayınız.

11 Nisan 2016 Pazartesi

Evlilik Maceram / Nişan Hazırlığım

Herkese Merhabalar,
Buralar eskiden blog kokardı şimdi çok sakin ama ben dönüşümü geçmişlerden gelerek yapmaya karar verdim. Evet ben evlendim. Ama blogumda mezuniyetimden tutun sözüme kadar paylaşımlarımı yapıyordum. Ancak yoğun hayat temposundan dolayı kısa ve uzun vadeli aralar nedeniyle uzak kaldığım bloguma nişan hazırlıklarım ile başlamak istedim.
Bizim tarafta nişanı kız tarafı yapar. Ailede de gelenektir nişan yemekli olur. Bu nedenle otantik bir restoran tercih ettim. Elbisemi de otantik bir renk :P
Davetlilere dağıtmak için çerçeve ve magnet seçtim. İnternetten toptan satış yerlerini buldum ve kargo bana geldikten sonra süslemelerini kendim yaptım. 


 Ve Makasımı da süslerim :)



Konseptime uygun nişan tepsisi bulamadığım için boyamaya uygun tepsi ve objeler satın alıp boyadım ve tepsi üzerine objeleri yerleştirdim. 





Nişan elbiselerinde en sevmediğim renkler yavru ağzı ve pudra gibi renkler. Benlik değil yani başkalarına yakıştırıyorum "bazen" :D


 Çiçeğimi  ve tacımı kendim yaptım; tabii ki teyzemin de yardımlarıyla :) 


Nişandaki saç rengimi soran çok oluyor instagram'da. O dönem dore kumral kullanıyordum. Ana saçınız  siyah ise bu rengi alıyor. 
Makyajımı kendim yaptım. Hayatım boyunca 1 kez bile makyajımı başkasına yaptırmadım zaten.
Benim nişanım tam da hayal ettiğim gibi oldu. Her kızın evlilik hayalleri bu güzel rüyası gerçek olur inşallah  ♥ ♥ 

Kızlar, nişan dediğiniz olayla gelenekler çatıştığı zaman bir daha düzelmeyecek ailevi sıkıntılar başlayabiliyor. Çevremde bu tarz sıkıntılar yaşayan arkadaşlarımı gördükçe neredeyse evlilikten soğuma aşamasına dahi gelmiştim. Eminim bunu okuyanlar arasında "aynen" diyerek kendini bulan vardır. Bir insan "mutlu olmak için" evlenir. Sinire strese bulaşmak için değil. Madem evlenmek için sevdiğiniz adamı seçtiniz demek ki kendinize layık bulmuşsunuz. O zaman şikayetlenmeyi ve adamları doldurmayı unutun. Benim asla başvurmadığım bir olaydı bu. Kimine göre "Demek ki senin adam iyiymiş" diyenler var. O zaman yanlış adamı seçmişsiniz; bu yoldan dönme vaktiniz gelmiş.
Ülkemizde o kadar kültür karmaşası var ki; ben buna kültür zenginliği diyorum. Bu zenginlikler kişisel egolara döndüğü zaman değil ilişkileri, evlilikleri bile yıkıyor.
Bu nedenle başka bir ailenin içine girerken derin bir nefes alın. İnsanları analiz edin. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Kendinizi ezdirmeden fikirlerinizi beyan edebildiğiniz an karşınızdaki insanlar da size ayak uydurur. En son yapacağınız şey yüz göz olmak olsun. İnsanoğlunun doğası bu. Duruşunuz bozulduğu an kendinizi kargaşanın içinde bulursunuz. 
Nişan döneminizde eş adayınızla aranızın bozulmaması için her zaman elinden sıkıca tutmayı bilin. Başkalarının hataları yüzünden öfkenizi karşınızdakinden çıkarırsanız saygı biter. Unutmayın saygı koparsa sevgi tutmaz.

Nişan ve düğün hazırlıkları içindeyseniz soru sormaktan çekinmeyin. 

 İnstagram için Burayı (@misspoine) Twitter  için Burayı (@misspoine1) tıklayınız.